
Ingiliz edebiyatının ilk epik şiiri, avrupanın da en eski destanıdır. Her ne kadar ingiliz edebiyatı dense de, aslında hikaye ataları olan kuzey avrupa ülkelerinden Danimarka'da geçmektedir.
Batı saksonya lehçesi ile yazılmış olan şiirin sözlü gelenekteki yaratıcısı da yazarı da bilinmemektedir. eser sekizinci yüzyılda, sözlü edebiyat geleneğinde doğmuş, onuncu yüzyıla kadar sözlü gelenekte yaşamış, onuncu yüzyılın ortalarnda, büyük ihtimalle bir friar tarafından yazıya dökülmüş, bu arada pek çok değişikliğe uğramış, içine hıristiyanlık öğeleri girmiştir. yazıldığı yere ve zamana ait kesin bir bilgi yoktur.

1878’de g.j. thorkelin tarafından modern ingilizceye çevrilmiştir ve günümüze kadar gelen bütün çevirileri thorkelin’in kopyaları kullanılarak yapılmıştır.
Bu şiir filme çekilmiş ve şu sıralar dünya sinamalarında oynamaktadır. Filmde destansı hava tamamen yansıtılmış, olağan dışı hikayelere bol bol yer verilmiş. Giysiler, dekorasyonlar ve doğası ile yaşanılan zamana götürse de insanı, bilgisayar ile yapılan makyajlar ve 3 boyut ekleme filmi biraz animasyona çevirmiş. Tabi söylemeden geçemeyeceğim, eklenen 3. boyutun da kendine has bir duygusu var ve filmde derinlik duygusunu sonuna kadar yaşayıp, aksiyon sahnelerinin neredeyse içine giriyorsunuz.
Şu and mevcut iki adet 3 boyut teknolojisi bulunmaktadır. Bunlar IMAX3D ve RealD'dir. Türkiye'de AFM Istinye sahnesinde IMAX3D, Cinebonus Kanyon ve Nautilus’ta REAL D tecrübesini yaşayabilirsiniz.
IMAX 3D: Kanadalı bir eğlence teknolojisi firması olan IMAX Corporation, üç boyutlu film teknolojisini geliştirmeye 1980’li yıllarda başladı. Kasım 2004’te vizyona giren, Kutup Ekspresi filmi dünyada tamamı IMAX 3D deneyimine dönüştürülen ilk Hollywood filmi oldu. Görüntünün üç boyutlu hale getirilmesi de çok basit bir mantığa dayanıyor: Gözlerimiz cisimleri iki ayrı açıdan yakaladığı için derinlik oluşur. Ekranda üç boyutlu bir imaj görmemiz için de iki ayrı görsel gerekir. 3 Boyutlu IMAX projektörü, eşzamanlı olarak, aynı sahneyi farklı açılarla perdeye yansıtıyor. Perdeye yansıyan bu bulanık görüntü, özel mercekli gözlükler sayesinde net bir şekilde birleşiyor ve derinlik kazanıyor. IMAX 3D dünyanın en geniş ve kaliteli film formatı olarak bilinen 70 milimetrelik formatı kullanıyor. Aralarında Amerika, Kanada ve Almanya’nın da bulunduğu 40 ülkede, toplam 296 IMAX salonu bulunuyor.
RealD: REAL D aslında bilim adamı ve araştırmacılar için geliştirilmiş bir teknoloji. BMW, Boeing, Pfizer gibi şirketler ile NASA ve Amerikan ordusu gibi kurumlar senelerdir REAL D teknolojisi kullanıyordu. Film sektöründe ise ilk kez 2005’te "Chicken Little" adlı film için kullanıldı. REAL D’nin işleme mantığı da diğer üç boyutlu teknolojilerle aynı. Farkı tek dijital projektör kullanması. İzleyeciler için farkı ise REAL D’de görüntülerin, perdenin arkasına doğru devam ediyormuş gibi görünmesi, yani daha fazla derinlik kazanması. Filmlerin REAL D ile gösterilmesi için çekim aşamasında özel, pahalı tekniklerin kullanılması gerekiyor. 2008’de bu teknoloji ile sadece 5 filmin vizyona girmesi planlanıyor. REAL D dünyaya 2006’da açıldı. Bugün aralarında ABD, Avustralya, Avusturya, Brezilya, Kanada ve Japonya’nın da bulunduğu 23 ülkede 500’e yakın salonda kullanılıyor. 2009’da salon sayısının 8 bin olacağı belirtiliyor.
Bu teknolojiler hakkında daha fazla bilgi için
buraya tıklayın.
Süper film müziklerini dinlemek için
buraya tıklayın.